Amme Hukukumuzda İkinci Meşrutiyet Devri

DOI :10.26650/AB/SS26.2022.061   
AuthorRecai Galip Okandan

Âmme hukukumuzda, Devletin bizdeki gelişme seyri ile ilgili olmak üzere, her biri başlı başına bir önem ve hususiyet arzeden ve bir zincirin müteaddit halkaları diye ifade edilebilmeleri mümkün bulunan muhtelif merhaleler bahis mevzuu olmaktadır. Geçen yıl, bu merhalelerden Tanzimat ve Birinci Meşrutiyet devirleri hakkında yaptığımız incelemeleri ufak bir broşür halinde yayınlamış ve bu eserimizde Tanzimata tekaddüm eden devrin konumuz bakımından anahtarlarını kısaca izah ettikten sonra Tanzimat ve Birinci Meşrutiyet devirleri üzerinde ayrı ayrı durarak her iki merhalenin hususiyetlerini ve aralarındaki alâkayı tebarüz ettirmeye çalıştık. Bu yıl da, bu merhalelerden bir diğeri olan İkinci Meşrutiyet devri hakkındaki tetkiklerimizi neşre teşebbüs etmiş bulunuyoruz.
İncelediğimiz İkinci Meşrutiyet devrinin, kendinden evvelki merhalelerin bir neticesi, o devirler zarfında cereyan eden hâdiselerin inkişafının zarurî bir sonucu olarak meydana geldiğinde şüphe yoktur. Tanzimata tekaddüm eden devirlerden itibaren mevzulunuzla ilgili olmak üzere başlayan bir cereyan, kendisini gösteren bir ihtiyaç ve bu ihtiyacın karşılanması hususunda alınan tedbirler ve girişilen teşebbüsler, zuhur ettikleri ve vukua geldikleri devirlerde hakikî çehrelerini iktisap edebilmek imkânını bulamamışlar ve bu imkânı, ancak, yeni bazı hâdise ve ihtiyaçların tesiri altında, kendilerini takip eden diğer merhalelerde elde edebilmişlerdir. Nasıl Tanzimata tekaddüm eden devrin hâdiseleri Âmme hukukumuzda Tanzimat devrinin açılmasını zarurî kılmışsa, nasıl Tanzimat devrinde gelişen bazı hâdiseler Birinci Meşrutiyet devrinin teessüsünü mucip olmuşsa, aynen gerek Tanzimat ve gerekse onu takiben Birinci Meşrutiyet devirlerinde Âmme hukukumuzla ilgili olmak üzere kendisini gösteren bir inkişaf neticede İkinci Meşrutiyet denilen yeni bir devrin açılmasını mümkün kılmıştır. Bunun için, İkinci Meşrutiyet dendiği zaman, mazi ile ilgisi bulunmayan bir devir hatıra gelmemelidir; bu devir fikir ve tatbikat sahasında, Âmme hukukumuz bakımından gelişen ve olgunlaşan bazı hâdiselerin tesiri altında kendisini göstermiştir.
İkinci Meşrutiyet devrinin kendinden evvelki merhalelerle olan bu ilgisi yanında, onun kendinden sonraki devirlerle de alâkalı bulunduğunu söylemek; bu devrin, fert ve Devlet abasındaki münasebetlerin tanzimi hakkında fert lehine bahis mevzuu olan prensiplerin inkişafını mümkün kılarak onların daha sonraki merhalelerde daha esaslı bir çehre iktisap eylemelerini mucip olduğunu da ileri sürmek kabildir. Ferdin Devlet mekanizması içindeki siyasi ve hukukî mevkiinin tesbiti, Devletin mevcudiyeti karşısında ferdin ahzettiği önem, Devletin teşekkülünde ferdin oynadığı rol ve nihayet Devlet ve Hükümet dediğimiz mefhumların ferdin arzu ve iradesine istinad ettirilmesi hususunda daha sonraki devirlerde atılacak mühim adımlar, kendi mevcudiyetlerini, ancak bir olgunlaşma, bir tecrübe, bir intikal merhalesi diyebileceğimiz İkinci Meşrutiyet devrine borçlu bulunmaktadırlar. Bunun için, İkinci Meşrutiyet devri, Amme hukukumuzda daha sonraki merhalelerin açılması bakımından da bizim için bir önem arz etmektedir.
Şimdiye kadar Âmme hukukumuz bakımından esaslı bir inceleme konusu olmayan İkinci Meşrutiyet devri hakkındaki tetkiklerimizi, esas itibariyle dört bölüme ayırdık. Birinci bölümde İkinci Meşrutiyet devrinin açılmasını mümkün kılan hâdiseleri, İkinci Meşrutiyetin âmillerini, bunu doğuran sebepleri ve Meşruti idarenin teessüsü keyfiyetini; İkinci bölümde 1293 Kanunu Esasisinde 1325 de teessüsü arzu edilen yeni siyasi ve hukukî nizamın icaplarına göre yapılan değişiklikleri, bu değişikliklere göre Devletin istinad ettirildiği ana prensiplerin mahiyetini; üçüncü bölümde bu devir zarfında Meşrutî idarenin takip ettiği seyiri, 1325 de kabul edilen prensiplerin işleyiş tarzını ve nihayet dördüncü bölümde de, bir sentez ve netice mahiyetinde olmak üzere. İkinci Meşrutiyet devrinin hususiyetlerini izaha ve bütün bunları yaparken de, gerek resmi kaynaklardan ve gerekse o devir içinde yetişmiş ve o devrin hâdiselerine yakından şahit olmuş siyaset adamlarının fikir ve eserlerinden mümkün olduğu kadar faydalanmaya ve hattâ, bu hususta, okuyucularımıza faydalı olur gayesiyle, mebzul referanslar vermeye çalıştık.
Bugün için bir deneme mahiyetinde karşılanması gereken bu tetkiklerimizin eksik ve hattâ hatâlı olan tarafları varsa, bunların tamamlanması ve düzeltilmesi hususunda gösterilecek ikaz ve yardımlara şimdiden teşekkürü bir vazife telâkki ederiz.

SubjectsLaw

INFORMATION


E-ISBN978-605-07-0912-4
PublisherIstanbul University Press
Publish Date15.06.1947
Cover (PDF)
Full Text (PDF)

SUBSCRIBE




SHARE




Istanbul University Press aims to contribute to the dissemination of ever growing scientific knowledge through publication of high quality scientific journals and books in accordance with the international publishing standards and ethics. Istanbul University Press follows an open access, non-commercial, scholarly publishing.