Türkiye'de ve Yabancı Memleketlerde Hükümet Tasarrufları

DOI :10.26650/AB/SS26.2022.040   
Yazarİsmet Giritli

İlim adamının, fil dişi kulesi içine çekilişinin bir şekli de : «ihtisas» adı altında, kendi ilim dalı çerçevesi içinde mahpus kalmasıdır.
Hukuk ilminde bu gibi bir durumun ise, cemiyet için, daha da zararlı olduğu muhakkaktır. Zira hukukun, -çeşitli yollardan da olsa — nihayet muayyen bir cemiyetin tek nizamını vücuda getirdiği; neticeten o cemiyete mensup fertleri hükmü altına aldığı göz önünde tutulursa Hukuk ilminin — çeşitli dallarına rağmen —, hiç değilse cemiyet ve fert bakımından. Bir vahdet arz ettiği, bir kül teşkil eylediği inkâr olunamaz,
Esasen -diğer ilimlerden ziyade— Hukuk ilminde ihtisaslaşmanın sadece, pratik ve pedagojik bir takım sebeplerden doğduğu; hakikatte muhtelif Hukuk dalları arasında sıkı alâka ve tedahüllerin mevcut bulunduğu; mûtad tefrik ve taksimlerin tamamen indî ve sun'i olduğu hususunda Hukukçular müttefiktirler.
Amme Hukuku sahasında bu keyfiyet daha da barizdir. Zira bu zümreye dahil tekmil Hukuk dallarında müşterek bir nokta vardır. Bu da: bütün bu dalların, konu olarak, Devleti ele almalarıdır. Devlet ilminin ise, siyaset ilmi sahasına dahil olduğu derkârdır. .
Yukarıdaki esasların, ayrıca, memleketimiz yönünden daha da ehemmiyeti vardır.
Çünkü Hukuka bağlı Devlet rejiminin, tam mânasiyle, teessüs etmiş ve yerleşmiş sayılabilmesi için gereken hukukî ve sosyal müesseselerin hem «kâğıt üzerinde», yani mevzuatta hem de gerçekte mevcut bulunması ve, aynı zamanda, bunların fiilen müessir bir şekilde işlemesi de zarurîdir.
Halbuki bu gibi mes'ut bir halin, memleketimizde, henüz tahakkuk ettiği iddia olunamaz.
Bu itibarladır ki Türkiye’de idare Hukuku sahasında çalışanlara terettüp eden vazife muzaaftır.
Şöyle ki: idare Hukuku ile meşgul olanlar hem, bir taraftan, bu Hukuk dalının — dar mânada— icaplarına uymak zorundadırlar. Hem de, diğer taraftan, - en geniş anlamıyle Amme Hukukunun tekmil diğer dallarına hâkim olan esasları, daima, nazarı itibara almak ve bunları hatırlatmak ve belirtmek mecburiyetindedirler.
Hattâ bu kadarla da yetinmeyerek sosyal ve politik gerçekleri de, her zaman, titizlikle gözönünde tutmak iztirarmdadırlar.
İşte, kaleme almaktan büyük bir şeref ve zevkli bir heyecan duyduğum bu «ön söz» de değerli meslektaşım Doçent Dr. İsmet Giritli’nin «Hükümet Tasarrufları» adı altında, vücuda getirdiği eserin —yukarıda kısaca belirtmeğe çalıştığım bütün bu şartlara tamamen uygun bulunduğunu. Evvel emirde, arzetmek isterim.
Evet, bu çok kıymetli eser, her şeyden evvel. Memleketimizde Hukuka bağlı bir Devlet rejimi tesisine matuf bir gaye ve kaygı taşıması bakımından hukukçularımız için mükemmel bir örnek teşkil eylemektedir.
Bu gaye, bu kaygı eserin ruhuna hakim olduğu kadar; muhtevasında da tezahür etmektir.' Müellif. İdare Hukukunun klâsik bir bahsi olan, (Hükümet Tasarrufları) mevzuunu ele alıp incelerken sadece idare Hukukunun mahdut ve teknik çerçevesi içinde kalmak istememiştir.

KonularLaw

BİLGİ


TürMonografi
E-ISBN978-605-07-0885-1
YayıncıIstanbul University Press
Yayın Tarihi15.08.1958
Kapak (PDF)
Tam Metin (PDF)

ABONE OL




PAYLAŞ




İstanbul Üniversitesi Yayınları, uluslararası yayıncılık standartları ve etiğine uygun olarak, yüksek kalitede bilimsel dergi ve kitapların yayınlanmasıyla giderek artan bilimsel bilginin yayılmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. İstanbul Üniversitesi Yayınları açık erişimli, ticari olmayan, bilimsel yayıncılığı takip etmektedir.